A.C. Saraçoğlu’nun “Çıplak Mustafa hortladı mı?” başlıklı yazısı

Ahmet Cemaleddin Saraçoğlu'nun Eminönü'nde gördüğü hemen hemen çıplak olan adamı anlattığı, Ahmet Rasim'in "Çıplak Mustafa" tiplemesini hatırladığı yazısı.
17 Temmuz 1941, Yeni Sabah Gazetesi

Oldukça kalabalık bir meydanda karşılaştık.
Sırtında kolsuz, göğsü açık bir gömlek, bacaklarında beyaz keten bir pantalon, çorapsız ayaklarında da takunya bozması bir sandal vardı. Baş şapkasız gezmek itiyadına tebaan, tabii açık olduğundan ne yalan söyliyeyim, karşılaşınca duraladım. Bir plajda bile yadırganacak bir kıyafetle şehrin en kalabalık bir meydanında salına salına yürüyen ve sanki biri marifetmiş gibi çıplaklığını teşhirden zevk duyduğunu her halile belli eden bu zamane “Çıplak Mustafa”sı bana Ahmet Rasim merhumu hatırlattı.


Merhum üstad çıplak ” Mustafa”dan bahsederken:
“— Çocuklukta (Çıplak Mustafa) yı kerrat ile görmüşümdür. Mustafa homurdana homurdana koşar, biz de peşi sıra koşardık. Hatırımda kaldığına göre Mustafa’nın vücüdu şişmanca, kıllı, kırpık saçlı, yüzü koşmadan kırmızı, çenber siyah sakallı idi. Yetişip te görmeli idiniz.“ Dünyaya metelik vermem., diyenler mutlaka bunun evlâd veya ahfadındandır. Saçlı sakallı, ihtiyar, pir, acuz, genç bir takım safdiller, örme, patiska, kumaş gişelerinin ağızlarını açmışlar. (Mustafa) nın önünü kestirirler, para almasını rica ederler… Güya (Mustafa) para alacak olursa kesedeki bereket artar, esasen yoksa gelirmiş!..


Alelekser eshabı servetten biri (Mustafa) yı Bitpazarı gibi derhal giydirmek kabil olan bir yere götürür, giydirir, kuşatır. Fakat (Mustafa) oralarda mı ya! Derhal sıkılır, yolda soyunup rubaları rast geldiğine verirdi. Zavallı alışmış… Ne yapsın? Alışmış kudurmuştan beterdir, derler. Bu kudurmuş değildi, delisi idi…

Benim rastladığım kimseden para alıp para vermiyor, ermişlik taslamıyordu amma ancak bir insanın bahçesinde dolaşmayı mübah göreceği bir kıyafetle Eminönünde dolaşıyordu. Mesele bir moda çıkarmaksa böyle edep ve terbiyeye aykırı bir bid’ati ortaya atmakta bir zevk yoktur. Kadınlar çıplak bacakla dolaşıyorlar diye manzarası bile insana bulantı veren bir çift kıllı ve kirli bacağını teşhir yalnız zevksizliğe değil biraz da görgü noksanına delâlet eder. Şayet bu laübalilikten ve derbederlikten maksad içinde yaşadığı cemiyeti hiçe saymaksa görgü noksanı terbiye fıkdanı mahiyetini alır.


Kendini saydırmak istiyen insan karşısındakini sayan insandır. Şapkasız dolaşmak evet, ceketsiz dolaşmak, evet amma banyo kıyafetile bir şehrin göbeğinde kendini göstermeğe cür’et eden saygısıza merhum üstad gibi:

–Bu delisi idi! demiyeceğiz de:

–Bu olsa olsa budalası idi! kararını vereceğiz

A.C. Saraçoğlu

17 Temmuz 1942, Yeni Sabah Gazetesi

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön