Refik Halit’in sürgün hayatında, memleketinin çocuklarını da ayrı özlediğini anlattığı yazısı.
Refik Halit’in “İstiklal çınarının altında” başlıklı yazısı
Refik Halit’in II.Dünya Savaşı ortamında her şey bir yana istiklalinden mahrum kalan ülkelere üzüldüğünü söylediği, Türkiye’nin bu savaştan uzak kalmasının büyük bir nimet olduğunu belirttiği yazısı.
Refik Halit’in “Yumurtadan çıkan fil” başlıklı yazısı
Refik Halit’in, II.Dünya Savaşı döneminde, halk için hükümet tarafından verilen kararlara uymak bir yana, uymayanları da uyarmanın bir görev olduğunu söylediği yazısı.
Refik Halit’in “Kanun ve haysiyet namına” başlıklı yazısı
Refik Halit’in, Ankara’da alınmış bulunan halkın birbiri ardına sıralanarak umumi yerlere girmesi kararını, İstanbul içinde beklediğini belirttiği yazısı.
Refik Halit’in “Telefon başı terbiyesi” başlıklı yazısı
Refik Halit’in, telefonla onu yanlış arayan kişinin kibarlığına mutlu olduğunu, bu telefonbaşı terbiyesine pek insanın sahip olmadığını söylediği yazısı.
Refik Halit’in “Dülgerin verdiği ders” başlıklı yazısı
Refik Halit’in, eşini sinema salonunda onu aldatırken gören dülgerin, karısını öldürmesi hakkında yazdıkları.
Refik Halit’in “Hapı yutturan haplar” başlıklı yazısı
Refik Halit’in İzmir’de sahte ilaç üreten Musevi Samuel hakkında yazdıkları.
Refik Halit’in “Dolandırılan daha suçludur” başlıklı yazısı
Refik Halit’in, İstanbul’a gelerek elindeki parayı, onları çoğalttığını söyleyen dolandırıcıya verenlerin, dolandırıcılardan da beter olduğunu söylediği yazısı.
Refik Halit’in “Pastalardan kurtulmak için” başlıklı yazısı
Refik Halit’in II.Dünya Savaşı zamanında pastaların yapılması yerine ihtiyaca cevap verecek başka besleyici ve ucuzca yemeklerin kullanılması gerektiğini söylediği yazısı.
Refik Halit’in “Gerçek mi, efsane ve masal mı” başlıklı yazısı
Refik Halit’in savaş koşullarında yükselen fiyatları eleştirdiği bir yazı.
